istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2009 Perşembe

Yeni bir insanlık için birleşme! Deepak Chopra ve Ezgi Sorman!

Deepak Chopra yakından takip ettiğim hakkında sayfalarca yazabileceğim benim için çok önemli birisidir.
Deepak Chopra kimdir? (Türkçe)
Yazar, eğitimci ve doktor... Hindistan'da tıp eğitimi gördü. 1970'te ABD'ye göçtü. 1971'de New Jersey Hastanesi'nde stajını tamamladıktan sonra, aynı yıl endokrinolojide uzmanlaşmak üzere Boston'a taşındı. Birçok saygın tıp fakültesinde ders verdi. 1985'te New Eng-land Memorial Hospital'da (Boston Regional Medical Center) personel şefi oldu. Bu esnada transandantal meditasyonla, Ayurveda olarak bilinen ve "hayat bilgisi" anlamına gelen eski Hint şifa geleneğine ilgi duymaya başladı. Geleneksel tıbbın kendisi için büyüsünü yitirmesinin peşi sıra işinden ayrıldı ve etkili bir Ayurveda uygulayıcısı olan Maharishi Mahesh Yogi'yle birlikte Maharishi Ayur-Veda Produckts International'ı kurdu. Burada bir dizi bitkisel vitamin, çay, yağ ve koku üretti.

Bir süre sonra bu uygulamalarına eşlik eden kitaplar yazmaya başladı. Kısa zamanda sıra dışı bir kariyer yaptı. Kitapları çok satanlar listesine girdi (örneğin Ageless Body, Timeless Mind - "Yaşsız Beden, Zamansız Zihin" bir milyonun üzerinde sattı); 35 dile çevrildi. Kimileri ses ve video kasetlerine aktarıldı. Bunlardan pek çoğu televizyon kanallarında gösterildi. Dünyanın dört bir yanında seminerlere katıldı, konferanslar verdi.

1995'te Chopra Merkezi'ni kurdu. Başkanlığını yaptığı bu merkezde, beden, zihin ve ruh sağlığıyla ilgili eğitim programlan uygulanmakta.
Onun Hindistan’daki komünü, meditasyon, terapi, beden çalışmaları ve yaratıcılık programlarına katılmak için ya da sadece bir Buda Alanının içinde olmayı deneyimlemek isteyen binlerce uluslararası ziyaretçiyi çekerek, dünyanın en büyük ruhsal gelişim merkezi olmaya devam etmektedir.

Chopra'nın Yoga üzerine olan bir videosu: (İngilizce)



Elvan Demirkan'ın hazırladığı yazıyı alıntılıyorum;
HAYATIN ANLAMINI BULUN
* Hayatımızdaki ıssızlığın sebebi nedir sizce?
İnsan hayatındaki en büyük eksiklik anlam eksikliği... Yaşamak için anlam ve amaca ihtiyacımız var. İnsan, hayatında bir anlam saptayamayınca umutsuzluk başlıyor. İnsanlar başarının, iyi bir işin ve çok paranın peşinden koştukları gibi ruhsal arayışın da peşinden koşuyorlar. Halbuki durum tam tersi... Ruhsal dinginlik için esnek olabilmeniz, bazı şeylerin üstüne düşmeden kendiliğinden oluşmasına izin verebilmeniz gerekir. Sürekli 'düşün, düşün, düşün, yap, yap, yap'tan ziyade varlığınızı hissedebilmeniz önemli... Mükemmel olmak çok sıkıcı bir şey. Kusurlarınızın ve zayıflıklarınızın olması eksiklik değildir; tam tersine gerçek ve bütün olmaktır.

* Hayatta amaç yaratmanın en iyi yolu ne?
Hayattaki arzularım ve amacım benim üretmemi sağlıyor. Hayatın amacını bulmak için ise kendimize üç soru sormamız gerekir. 'Ben kimim?', 'Ne yapmak istiyorum?' ve 'Beni diğerlerinden ayıran vasıflarım neler?' Herkesin 'en iyi' olduğu bir becerisi vardır. İşte o yönünüzü keşfettiğiniz zaman işe koyulun ve ondan sonra serbestsiniz. Meditasyon benim gerçek kimliğimi bulmama çok yardımcı oluyor.

* 'Farkındalık' ve 'bilinçli olma' kavramlarını nasıl tanımlıyorsunuz?
Farkındalık bir pratiktir; içinde bulunduğunuz anı fark ederek uygulayabileceğiniz bir pratik... Daha yüksek bilinci ise, hayatınızdaki 'deneme ve hata' tecrübelerinizle geliştirebilirsiniz. Bu tip bir gelişim için niyet etmeniz, dikkatinizi vermeniz ve harekete geçmeniz gerekir. Buna ulaşmak için önerebileceğim en iyi araç da meditasyondur.

DÜŞÜNCE YAPINIZI DEĞİŞTİRİN
* İnsanlar aslında bazı alışkanlıklarının ve davranışlarının kendilerine zarar verdiğinin farkındalar ama yine de değişemiyorlar. Ne yapmaları gerekiyor?
Zararlı davranışa karşı en iyi çare; kendinizi tanımanız ve kendinizle daha içten bir yakınlık kurabilecek zamanı yaratmanız... Kim olduğunuzu, içinizdeki gerçeğin aslında ışık, sevgi, huzur ve sınırsız olanaklar olduğunu anladığınızda kendinize zarar vermeyi bırakırsınız.

* "Hayatımda hiçbir şey kötü gitmez" diyorsunuz. Bu mümkün mü?
Bazı şeylerin beklentimi karşılamayacağını anladığımda, o konudaki düşünce şeklimi değiştiririm. Önemli olan sabit bir sonuca bağımlı olmamaktır.

* Bir insanın hayatı karmakarışıkken nasıl pozitif düşünebilir ki?
Hayatınız her ne kadar öyle görünse de, aslında hiçbir zaman karmakarışık değildir. Çünkü tüm bu karmaşanın içinde çözüm, bilgi, tecrübe, bilgelik ve olgunlaşma vardır. O 'karmakarışık' durumdan bir şeyler öğrendiğinizde bir daha kesinlikle kendinizi aynı yere koymazsınız. En önemlisi, tecrübelerinizden öğrenmeniz ve o tecrübenin neden olduğu drama bağımlı kalmadan yolunuza devam edebilmenizdir. Bazen insanlar drama olan bağımlılıkları yüzünden hayatlarında karmaşa yaratıyorlar.

* Amerika'ya cebinizde sekiz dolar ile gelmişsiniz. O günden beri çok şey başardınız. Şimdi zenginliği ve başarıyı nasıl tanımlıyorsunuz?
Zenginlik bolluktur. O da Latin kökenli kelime 'flow'dan (akış) gelir. Hayatın akışına kendinizi verdiniz mi, arzuladığınız tüm enerjiler sizi bulur. O zaman da başarıyı mıknatıs gibi çekersiniz. Başarıyı, içimizdeki ilahi gücü beslediğimizde oluşturabiliriz. Gerçek başarı hayatımızdaki mucizeleri tecrübe etmemizdir. Milyonlarınız varsa ve hâlâ para düşünüyorsanız o zaman zengin değilsinizdir.

* Peki ya mutluluk?
Mutluluk içinizde zaten var olan ama hayatımızdaki bir yığın detayla üzeri kapanan bir bilinç halidir. Aynen güneşin bulutların ardında gizlendiği gibi, mutluluğumuz da günlük sorunların ardında gizlenir. Ama bulutları aşmayı öğrenebiliriz. İnsanlar yaratıcılıklarını ifade edebildikleri, hayatlarında bir anlam saptayabildikleri, anlamlı ilişkiler kurup, başkalarını mutlu edebildiklerinde mutludur.

* Pek çok ünlü sizi takip ediyor. Bu kadar popüler olmanızın sebebi nedir?
Hayatımın amacına kendimi adamış olmam, güne verdiğim heves, neşe, kendime inanmam ve tabiatın kanunlarına güvenmem beni cazip yapıyor.
How To Know God (İngilizce)

İşte bu ilgi çekici adam bu kez özel öğrencisi Ezgi Sorman ile birlikte 14 Ocak'ta Türker İnanoğlu Maslak Show Center'da olacak. Benim gibi yakından tanışmak isteyenler için, çok büyük bir fırsat bu.

Ezgi Sorman kimdir?;
Ezgi Sorman, Spirituel Yasam Kocu, uluslararasi konusmaci ve “Primordial Sound Meditation” (Doğanın Yalin Sesleriyle Meditasyon) uzmanidir. My Bliss and Balance Wellness programlarinin kurucusu Sorman, ozellikle kisisel gelisme ve arzuladigimiz yasami surme uzerine yaptığı tutkulu calismalarla taniniyor. Hint asilli, dunyaca saygi kazanmis Dr. Deepak Chopra’nin tek ozel Turk ogrencisi olan Ezgi, bireylere hayati keyifle ve kolaylikla yasamanin etkin tekniklerini ogreterek, kisisel dengeyi bulma ve dunyanin daha yasanabilir bir yer olmasini saglamaya kendini adamış, gonul vermis bir ogreticidir. Beden, zihin ve ruhun bir butun oldugunu savunarak, gercek sagliga, mutluluga ve bolluga ulasmanin yollarini duzenledigi seminerleri, yaptigi ozel seyanslari ya da konferanslariyla dunyaya sunan Sorman, 20 yila yakin yasadigi New York’la “koklerim” dedigi Turk kulturunude sentezlestirmistir . Ezgi Sorman’in "6 Steps to Trance Mission Your Life"-" 6 Adimda Hayatimizda Evrim Baslatmak" adini verdigi ozel kurslarinin kitabi da cok yakinda Turkce’ye cevrilip yayinlanacak.
Şu zamanda ender olan bu tür etkinliklerin, kaçırılmaması gerektiği taraftarıyım. Biletix fiyatları Bkz:
1. KATEGORİ: 230,00 TL
2. KATEGORİ: 180,00 TL
3. KATEGORİ: 100,00 TL
4. KATEGORİ: 80,00 TL
5. KATEGORİ: 30,00 TL (KISITLI GÖRÜŞ)
Etkinliğin çok değerli olabileceğinden şüphem bile yok. Ben de orada olmaya çalışacağım.

12 Eylül 2008 Cuma

Merhamet avcıları iş başında...

Geçenlerde Metro istasyonunun bankında "Merhamet Avcıları İş başında" manşetli bir broşür gördüm, aldım ve yol boyunca okudum. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Zabıta Daire Başkanlığı tarafından başlattığı "Toplum destekli zabıta projesi" ve "Dilencilikle Mücadele Çalışması" imiş.
İçerisindekiler şöyle;
Sizi sömürmelerine izin vermeyin...
Duygusal bir toplumuz biz. Nerede bir yoksul görsek, yüreğimiz cız eder. Özellikle sokakta dilenen yaşlıları, çocuklu bayanları, sakatları boş çevirmeyiz. Oysa onlar, sadece duygu istirmacılarıdır... Alın teri dökmeden geçinmeyi tercih ederler. Gerçek ihtiyaç sahiplerine başta belediyeler olmak üzere hem devlet hem de sivil toplum kuruluşları yardımcı oluyor. Dilenciler ise gerçek ihtiyaç sahibi değil, dilenmeyi rant aracı olarak kullanırlar... Siz, dilencilerin sizi kullanarak para kazanmasına izin vermeyin...

Çocuk dilendirmenin hapis cezası var...

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu, 229. Madde:

1- Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
2- Bu suçun üçüncü derece dahil kan veyha kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
3- Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması
hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

Dilenciliği ancak siz önleyebilirsiniz...

Belediye Zabıtası tarafından dilencilere kanunların verdiği yetkilere dayanarak en fazla 62 YTL para ceza uygulanabiliyor. (5326 Sayılı Kabahatlar Kanunu' n 33. Maddesi). Bu ceza ise, onları dilenmekten alıkoymuyor. Dilencileri ancak sizin bilinçli yaklaşımınız caydırabilir. Bunun için dilencilerin sizi sömürmesine izin vermeyin. "Toplum Destekli Zabıta Projesi" çerçevesinde yapılan çalışmalara yardımcı olun! Unutmayın ki, siz dilencilere para verdiğiniz sürece onlar da dilenmeye devam edecektir.

Bir dilenci günde (en az) 200 YTL kazanıyor...

Günümüz şartlarında çalışan bir insan ayda ortalama 600 YTL kazanbilmektedir. Günlüğü yaklaşık 20 YTL' ye gelir. Oysa bir dilencinin günlüğü 200 YTL' den fazladır. İstatistikler ve araştırmalar gösteriyor ki; sizin duygularınızı sömürenler, sizden daha fazla kazanıyorlar ve daha rahat yaşıyorlar... Dilencilerin oyunlarına alet olmayın, çocuklarınızın nafakalarını dilencilere vermeyin...

Örgütlü dilenciliğe ve duygu istismarcısı dilencilere geçit vermeyin... Dilencilerle mücadelede belediye zabıtasına yardımcı olun...


Yukarıda Broşürde yazılanları okudunuz. Vikipedi* ve ekşi sözlük* te Dilencilik.

Bu yazıyı yazmadan bir akşam önce Şişli meydanında yerde yatan ihtiyar bir amca vardı, etrafında ise meraklı kişiler. Yerde yatan ihtiyar amca güya o sırada kalp spazmı geçiriyor ve cebinde hiç parası yok etrafındaki kişilerin yardım çabasını görmeliydiniz biz gerçekten çok merhametli ve duygusal bir toplumuz orada daha fazla durmak istemedim. Eminim ki milletimiz o durumda olaydan bihaber bi şekilde cebindekinin yarısını vermiştir...
Bu yazı bilinçlendirmek üzere yazıldı...