blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2010 Perşembe

Yaşıyorum!

Uzun zaman olmuş bloglamayalı. Ama yaşıyorum ben!
Şu mikro blog olayları çıktı çıkalı, mertlik bozuldu canım.

Efenim biz yaklaşık olarak 3-4 kişiydik!
Twittercan, Friendfeedhan, Facebookgil ve ben(?).

Hepsi aynı şeyin laciverdi ama olsun...

Ha bu arada bizim dış kapıya yeni bi mandal daha geldi 4SQ.

16 Nisan 2009 Perşembe

23 Nisan'da çok özel bir konuğumuz var!

Çocukları çok severim, çocukken de sevilmeyi beklerdim, çocuklar sevilmeliler. Eğitim ve öğretim hayatımızın ilk yıllarında And içerdik her sabah sınıflara girmek için. Yıllarca gururla, heyecan ile seslendirdim. "Büyüklerimi saymak, küçüklerimi sevmek!"

Çocukken televizyonlarda ana haber bültenlerinde denk gelirdim, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında Cumhurbaşkanlığımızın koltuğu 1 saatliğine yaşıtlarıma verilirdi ve ben de içten içe kıskanırdım neden ben değilim diye, çocukluk işte. :)

Cankız Onur Kum böyle bir fikir atıverdi ortaya, çok beğendik bu fikri tabi. Benim çektiğimi bir nebze olsa da çekmesinler diye :) Karar aldık bir çok Blogger arkadaşlarımızca ve bu kampanyaya destek olmaya, 1 günlüğüne dert ortağımız bloglarımızı onlarla tanıştırmak istedik. :)

...ve bu blogun 23 Nisan'da çok özel bir konuğu olacak, sizlere çok önemli şeylerden bahsedicek.

23 Nisan'da görüşmek üzere ;)

22 Kasım 2008 Cumartesi

Google SearchWiki, hadi hayırlısı!

Gmail tema şenliğinden sonra, Google, blogunda verdiği habere göre; artık arama sonuçlarında çıkan değerlere yorum yapılabilecek ve değeri her seferinde bir üst sıraya çıkartabilecek. Bu iyi haber şu an deneme aşasında olduğu için her kullanıcı özellikten faydalanamayacak. Bildirgeç'ten aldığım ekran görüntüsü ve bilgiye göre;


Üst sıraya çıkardığınız bir web sitesi için başka kullanıcılarında üst sıraya taşıdığını görebiliyorsunuz. Bu özellik(ler) ile daha ileriki safhalarda kullanıcıların yönelimlerinden gerçek içeriklerin hak ettikleri konuma gelmeleri söz konusu olabilecek ve bu sayede tekrar kullanıcıların doğru kaynağa erişmesi kolaylaşmış olacak. Google bu hamle ile digg , reddit gibi bookmark sitelerin temel mantığını milyonlarca kullanıcı potansiyeli ile gerçekleştirecek. Değerinizin suistimal edileceğini düşünüyorsanız, böyle bir şeyin söz konusu bile olmayacağını ve yaptığınız değişiklikler sadece sizin arama sonuçlarınızı etkileyeceğini aşağıdaki videoda görebilirsiniz.

15 Ekim 2008 Çarşamba

Blog Action Day: Yoksun yoksulluk!


Malum; Bugün 15 Ekim 2008, Blog Action Day' in bu yıl ki teması "poverty" yani "yoksulluk." Dünya üzerinde milyarları aşan bir yoksulluk söz konusu, bu konu üzerinde belki de bana pek söz düşmemiş arkadaşlarım arasında ama "benim de bir kaç çift sözüm olacak."


Ben de bir yoksuldum, evet! Kriz zamanıydı, biyolojik babamın sevdiği bir işti. Tabir-i caizse güllük gülüstanlık bir hayatımız sürüyordu, hani derler ya bir eli yağda bir eli balda öyleydi işte. Fındıkzade/Samatya' da doğmuş ve orada büyüyordum ki; Bir gün eve çok üzgün gelmişti. O zaman ben henüz ilkokul 4. sınıfın 1. dönem öğrencisiydim. Beraber büyüdüğümüz, mahallede birlikte top koşturduğumuz hatta monopoly oynadığımız zamanlardı arkadaşlarımla. ve oradan birilerine göre mecburen koparıldım, taşındık. Artık zemin katta ikamet ediyordum. Çok üzülmüştüm. Annem ise küçük kardeşimin doğması için 7. ayındaydı. Önce ki okuluma koşarak gidip, Andımız' ı okumak, ilk sıradada olabilmek için akşam erkenden ödevlerimi bitirir, kakaolu sütümü içip, tatlı rüyalar oğlum' u duyar ve yatardım. Yeni okuluma, eski okulum gibi bana sıcak gelmesede kayıt olmuştum artık, yeni arkadaşlarımın meraklı bakışları bile daha da duygusallaşmama neden olabiliyordu. Her gece sütümü içip yatarken, o zamanlar iki gece aç yattığımı hatırlıyorum. İş hayatına ise o zamanlar bir "berber çırağı" olarak atıldığımı ve çok çalışıp mesaimi (nedir o zamanlar öğrendiğim) çok güzel bir harçlıkla eve döndüğümü, ve bireylerinin yüzünü güldürdüğümü çok iyi hatırlıyorum.
O zamanlar bir çok insan tanıdım ve bir söz vardı ki; "Ne insanlar gördüm üzerinde elbisesi yok, nice elbiseler gördüm içinde insan yok." (Hz. Mevlana)

Dikkat ettim ki: İnsanlarımızın bir çoğu yardıma muhtaç fakir dediğimiz insanlara "dilenci" [1] muamelesi yapıyor. Tabii ki artık insanları tanımak zor. Velev ki; Küçük hırsızlıklar el feneri ile büyük hırsızlıklar "deniz feneri" ile yapılıyor.



Konuyu fazla dağıtmadan önce Blog Action Day 2008' in hazırladığı videoyu;



Daha sonra da arkadaşlarımın konu ile alakalı yazdığı konulara bir göz atın.
Güneşin Tam içinde

Fikir Atölyesi
Hecamtomber
Marketallica
NReklam

[1] Merhamet avcıları iş başında.

11 Eylül 2008 Perşembe

Selim Abi bize kitap yazsin!

Merhaba değerli Selim Abi okurları;

A. Selim Tuncer ‘in, nam-ı diyar Selim Abi ‘nin bloğunu ziyaret etmeyeniniz yoktur. Reklam sektörü ve pazarlama üzerine yazdığı yazıları sektörden olmayanlara okutmayı başarmış olması yazılarının kalitesinin ne derece yüksek olduğunu göstermekte. Bloğunda yer alan yazılar pazarlama dünyasına yeni atılmış genç arkadaşlar için bulunmaz kaynak. (genç arkadaşlar diyerek Selim Abi ‘ye haksızlık ettiğimin farkındayım). Biz istiyoruz ki Selim Abi bu güzel ve değerli yazılarını, kütüphanelerimizin raflarına kadar taşısın. Kısacası Selim Abi bize kitap yazsın istiyoruz. Aranızda bizim gibi düşünenler olduğundan da eminiz (Saklanmayın). Bu nedenle Selim Abi ‘yi ikna etmek için bir imza kampanyası başlattık. Tek yapmanız gereken Ad, Soyad ve mesleğinizi (Varsa blog) yazarak selimtuncerbizekitapyazsin@gmail.com adresine göndermeniz…


Aslında ben Tunç Abi' den de bekliyorum ama... :)