Yaklaşık 1 aydır yazamamak zor bir durum tabi, nasıl başlasam, nereden başlasam havası söz konusu ama yazacağım çok şey var gelecek konular için ;)
İstemeden gelişen bir çok olay oldu, başa gelen çekilir. Şu an açıklamam doğru değil ne yazık ki.
Aylardır üzerinde harıl harıl çalıştığımız proje çok hızlı bir şekilde ilerleyişini sürdürmekte, yakında bunun haberini de vereceğim. weboloji.net ekibi artık 5 kişi; yakın dostum sevgili Veli Güney, yeni yazılımcımız Başar, yeni grafikerimiz Sercan ve psikolojik iletişim danışmanımız (yeni sırdaşım) Esra Nur ile birlikte çalışmalarımıza ara vermeden ilerliyoruz. Ayrıca benim için çok önemli olan desteklerini esirgemeyen dostlarım; Mehmet Cihangir, Tuğçe Esener, Müge Cerman, Muammer Okumuş, Burak Dönertaş, Can Oktay Heper, Şekip Can Gökalp, Yusuf İbili ve Burak Büyükdemir hepsine ayrı ayrı minnettarım.
Çok çalışıyoruz efenim çoook! :)
Bu sadece gelebilecek konulara binayen yazılmış özet bir bildiridir. :)
can etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
can etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Kasım 2008 Cuma
Başa gelen çekilir.
16 Ekim 2008 Perşembe
Polat Alemdar değil! Mustafa Kemal ATATÜRK!
Ulu önderimizin hakkında milyonlarcası bir çok materyal içeriği ama doğru ama yanlış, ya ilgi çekici ya da tepki uyandırıcı şekilde yazılar, resimler, videolar gibi göndermiş(ler) bir kaç kendini bilmez yüzünden özgürlüğümüzü kısıtlamaya kadar neden olmuş, kendince pisliği gerekmediğince yaymayı sağlamıştır. Önderim hakkında şu ana kadar doğru öğrenmeye çalıştığım kadarıyla Türkiye Cumhuriyeti' nin bir genç ferdi olarak yazmak bana da nasip oldu ki;
Teknolojinin çok hızlı adımlarla ülkemizden uzak kaldığı dönemlerde, şu zamanlarda bizler için sadece "vakit kaybı" gibi durum vakıaları verse de her hususta yine yetişmeye çalışan Türk milleti olarak, molayı perşembe akşamları ahmak kutusunun karşısında vermeyi tercih ediyoruz. İkamet ettiğim semt mahallelerinde de perşembe akşamları sanki nüfus sayımı varmışçasına kapıları arkadan kilitliyoruz. Her ne kadar gerek RTÜK gerekse de diğer kurumlar tarafından bazı karelerin sansürlendiğini duysam da bunların nafile olduğunu biliyorum. Aslında böylesine güzel bir konu içerisinde bundan bahsetmekte ne kadar utanç verici. Sokaklarda Kurtlar Vadisi' nden kopmuş gibisin' den, tutun da artık tepeden tırnağa siyah takım elbiselerın daha da insan vücutlarını sardığını, bilekliklerde ve parmaklar arasında çevirilen sırf iş olsun diye işportacılardan bile temin edilen tespih sallayanları yetmezmiş gibi kapalı alanlar da o hal vaziyette siyah güneş gözlüğü taktığını, hatta toplu taşıma araçlarında öğrenciler de dahil yetişkin insanların özellikle dizinin müziklerini daha rahat gönderebilmesi ve başkalarının rahatsız olabileceğini düşünmeden bluetooth entegreli, çok aşırı ses verebilen cep telefonları tercih sebepleri oldu. Bunlar ile birlikte dizinin repliklerini ise ne yazıktır ki her an işitiyor ve görüyorum. "Kimileri farklı düşünse bile!"
Saygıdeğer hocam (diyorum çünkü Atatürkçü düşüncede en çok önem verdiğim kişilerden biri) Can Dündar, ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yeni nesillere hitaben hazırladığı, yazıp ve yönettiği en son belgeselinden "Mustafa" dan benim pekte söz etme gereğinde bırakmayan fragmanı bir izleyelim;
Ayrıca müziklerini benim de severek dinlediğim Goran Bregoviç yapmış, filmin gösterimi 29 Ekim' de start alacak.
Teknolojinin çok hızlı adımlarla ülkemizden uzak kaldığı dönemlerde, şu zamanlarda bizler için sadece "vakit kaybı" gibi durum vakıaları verse de her hususta yine yetişmeye çalışan Türk milleti olarak, molayı perşembe akşamları ahmak kutusunun karşısında vermeyi tercih ediyoruz. İkamet ettiğim semt mahallelerinde de perşembe akşamları sanki nüfus sayımı varmışçasına kapıları arkadan kilitliyoruz. Her ne kadar gerek RTÜK gerekse de diğer kurumlar tarafından bazı karelerin sansürlendiğini duysam da bunların nafile olduğunu biliyorum. Aslında böylesine güzel bir konu içerisinde bundan bahsetmekte ne kadar utanç verici. Sokaklarda Kurtlar Vadisi' nden kopmuş gibisin' den, tutun da artık tepeden tırnağa siyah takım elbiselerın daha da insan vücutlarını sardığını, bilekliklerde ve parmaklar arasında çevirilen sırf iş olsun diye işportacılardan bile temin edilen tespih sallayanları yetmezmiş gibi kapalı alanlar da o hal vaziyette siyah güneş gözlüğü taktığını, hatta toplu taşıma araçlarında öğrenciler de dahil yetişkin insanların özellikle dizinin müziklerini daha rahat gönderebilmesi ve başkalarının rahatsız olabileceğini düşünmeden bluetooth entegreli, çok aşırı ses verebilen cep telefonları tercih sebepleri oldu. Bunlar ile birlikte dizinin repliklerini ise ne yazıktır ki her an işitiyor ve görüyorum. "Kimileri farklı düşünse bile!"
Saygıdeğer hocam (diyorum çünkü Atatürkçü düşüncede en çok önem verdiğim kişilerden biri) Can Dündar, ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yeni nesillere hitaben hazırladığı, yazıp ve yönettiği en son belgeselinden "Mustafa" dan benim pekte söz etme gereğinde bırakmayan fragmanı bir izleyelim;
1 Ekim 2008 Çarşamba
Çevreyi Düşün(ün)!
İlerleyen zamanlarda genel bir yazı yazacağım "çevre" hususunda. Biraz geç kaldım bu kampanyaya destek olmakta ama neyse ki yetişebiliyorum. :)
Hepimizin yaşamı bir şekilde sürüp gidiyor. Günlük hayatımızda hepimizin kafasını meşgul eden binbir konu oluyor.-Projenin kaç günü kaldı?
-Eve ne lazım?
-Toplantı çok uzar mı acaba?
-Bugün ne giysem?
-Ay sonu geliyor!
-O da beni seviyor mu?
Bu listeyi çok daha uzatmak mümkün. Ancak ne kadar uzatırsak uzatalım. Üzerinde yaşadığımız dünyayı ve doğal çevreyi bu listede görmekte zorlanabiliriz.
Can Oktay Heper girişimi olan "cevreyidusun.com" kısaca şöyle bahsediyor:
Biz merak ettik acaba günlük yaşantımızda çevreyi ne kadar düşünüyoruz???
Ya da düşünüyor muyuz?
Çünkü bize göre herşeyin başlangıcı düşünmekle başlıyor. Bu listeye ne zaman “dişlerimi fırçalarken musluğu kapatmalıyım” ya da “en kısa zamanda sarfiyatsız ampul almam lazım” maddeleri eklenir? Bilmiyoruz ama en azında günlük yaşantımızda bir kaç saniye bile olsa aklımıza çevre olgusu gelirse bu sürenin kısalacağına inanıyoruz.
İşte bu amaçla diyoruz ki: Haydi sende düşünenlerden ol ve çevre için, sitedeki argümanları kullanarak bir çalışma yap ve bize yolla! Fotoğraf albümümüzde yayımlansın sen de DÜŞÜNÜYORUM! diyenlerden ol.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






