teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2008 Cuma

Bir yaratıcılık ki; Ivan Tihienko!

Çok bilinmiyor Ivan, ama yaratıcılığına hayran kaldım. Derhal paylaşımcı genlerim harekete geçti. Üniversite final tezi için hazırladığı aşağıdaki videoyu, lafı çok uzatmadan izlemenizi istiyorum.


Holographic Interface - Round interface - Ringo

Uygulanabilir mi bilemesem de, Teknolojinin ne getireceği hiç belli olmuyor. Birilerinin bu genç adamı keşfetmesi gerekiyor.

Ne dersiniz bu arayüz çok eğlenceli olmaz mıydı?

26 Kasım 2008 Çarşamba

İTÜ Bilişim Teknolojileri Zirvesi

İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren İşletme Mühendisliği Kulübü ve Mezunlar Derneği işbirliğiyle organize edilen ve 28-29 Kasım 2008 tarihlerinde İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde (Maslak) gerçekleştirilecek olan Bilişim Teknolojileri Zirvesi (BTZ) kapsamında paneller, workshoplar ve Bilişim Teknolojileri Alanı yer alacak. Organizasyonda RFID sistemiyle takip edilecek olan katılımcılardan 8 oturumdan 5’sına katılanlara BTZ Katılımcı Sertifikası ve e-sertifika da veriliyor.

Her sene yüzlerce öğrencinin katılımıyla gerçekleşen Yönetim Bilimleri Kongresi’ne paralel olarak bilişim teknolojilerinin ve Türkiye üzerindeki 26 milyar dolarlık pasta payının inceleneceği organizasyonda birçok yenilik de İTÜ Ayazağa Merkez Kampüsü’nde bulunan Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde katılımcıları bekliyor olacak.

Yeşil Teknoloji ana temasının seçildiği Bilişim Teknolojileri Zirvesi’nde Bilişim Sektöründe Girişimcilik, Sosyal Ağlar ile Kitle İletişimi, 3D Game, Advergame gibi konular ele alınacak. Türkiye’nin ve Dünya’nın önde gelen bilişim firmalarının da destek verdiği organizasyonda katılımcılar Bilişim Teknolojileri Fuarı’nda birçok firma temsilcisiyle birebir görüşebilme imkanı bulabilecek ve en yeni teknolojileri takip edebilecek.

Bilişim Teknolojileri Zirvesi’nde, özel sınıflarda yapılacak 45 dakikalık workshoplarda, verimli bilgi - aktif katılımcı çalışma yöntemleriyle, Bilişimde Pazarlama Teknikleri, SEO (Search Engine Optimization), Ethical Hacking gibi farklı konularda pratik yararlı bilgilerin verilmesi amaçlanıyor.

Katılım için herhangi sınırın bulunmadığı organizasyonda,üniversite öğrencilerinin yanı sıra firma temsilcileri ve profesyonel iş hayatından organizasyona ilgi duyanlar da organizasyonda katılımcı olarak yer alabilecekler.

Organizasyonda tanıtım ve bilet satışları kapsamında çeşitli üniversitelerde de stantlar açılıyor olacak. Havale yoluyla da iletilebilecek katılım ücretleri ise, çalışanlar için 20, öğrenciler için ise 10 YTL olarak belirlenmiş.

Organizasyonla ilgili güncel ayrıntılı bilgiye www.btz.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Not: Dostlarım ile birlikte ben de orada olacağım, görüşmek üzere.

Kaynak; Jnbn.net

22 Kasım 2008 Cumartesi

Bir Xerox hikayesi ve Fotokopinin 70. yılı

Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Xerox, fotokopinin icat edilişinin 70. yılını ve usta mucidinin 100. doğum gününü kutluyor. Gelmiş geçmiş en önemli buluşlardan biri olarak kabul edilen fotokopi, insanoğlunun bilgi paylaşım şeklini değiştirirken, aynı zamanda yıllık cirosu 100 milyar doları geçen bir doküman yönetimi pazarını da yarattı. Bağımsız araştırma şirketi InfoTrends, dünyanın dört bir tarafında ofis makineleri ile her yıl 3.1 trilyon kağıt dokümanın çoğaltıldığını ve basıldığını tahmin ediyor.

Dünyada bir devrim yaratan kopyalama teknolojisinin mucidi olarak da bilinen Chester Carlson, tam bundan 70 yıl önce, 22 Ekim 1938 yılında, New York’ta bulunan Astoria’daki laboratuarında “10–22–38 ASTORIA” yazılı ilk xerografik görüntüyü elde etti. Chester Carlson, ilk xerografik görüntüyü keşfettiğinde bir tescil ofisinde asistan olarak çalışıyordu. Chester Carlson’un kağıt ağırlıklı bir işi vardı ve sürekli olarak belge çoğaltıyordu. O zamanlar bir belgenin çoğaltılması için ya fotoğrafının çekilmesi veya elle yazılarak kopyalanması gerekiyordu. Bu şekilde belge kopyalamanın çok zor olduğunu gören Carlson, kopyalamanın daha kolay bir yolunu bulmak için çalışmalara başladı.

Carlson, fotoğrafçılık üzerine yazılmış bilimsel araştırmaları izleyerek, bu konuda deneysel araştırmalar yapmaya başladı. Daha sonra, fotoiletken özellikli materyaller üzerinde elektrostatik denemeler yaptı ve elektrik ışığına maruz kalan nesnelerin görüntülerini yansıttıklarını keşfetti. Bu buluşa daha sonra eski Yunanca’da kuru ve yazma anlamlarına gelen kelimelerin birleşiminden “Xerografi” adı verildi. Haloid adında fotoğraf malzemeleri satan bir firma, Chester Carlson’un buluşunun önemini anladıktan sonra, bu buluşa yatırım kararı aldı. Kısa bir süre sonra, fotokopi yapabilen ilk makine piyasaya sürüldü. Bu buluşa yatırım kararını alarak, ilk fotokopi makinalarının üretimini yapan Haloid şirketi, 1961 yılında ismini “Xerox Corporation” olarak değiştirdi.

Xerox Teknoloji ve Keşif Grubu Başkanı Sophie Vandebroek, yaptığı açıklamada “Chester Carlson’la başlayan Xerox’un hikayesi, yeni buluşlar ile devam ediyor. Chester Carlson’un Xerox’u yaratan bu önemli buluşu, insanların daha kolay bilgi paylaşmasına yardımcı olurken, bugün iş yaşamımızda kullandığımız gelişmiş yazıcı, faks, tarayıcı ve dijital baskı sistemleri gibi ürünlerin de ortaya çıkmasını sağladı” dedi.

Chester Carlson’un açtığı buluşçu yolda ilerleyen Xerox, Xerografi buluşunu temel alarak zaman içinde binlerce yeni buluşa imza attı. Xerox, o günden bugüne yaklaşık 60 bin buluşun patentini aldı. Bu buluşlar Xerox’un, dünya üzerinde yenilikçi ve buluşçu kimliği ile yeni iş alanları yaratan ve insanoğlunun günlük yaşamını değiştiren bir firma olarak tanınmasını sağladı.

Bu etkileyici girişimden sonra benden size bir öneri; Siz siz olun bu süper buluşa sakın aşağıdakı gibi davranmayın, başınız derde girebilir!

Kaynak: turk.internet.com, wikipedia, youtube

16 Ekim 2008 Perşembe

Polat Alemdar değil! Mustafa Kemal ATATÜRK!


Ulu önderimizin hakkında milyonlarcası bir çok materyal içeriği ama doğru ama yanlış, ya ilgi çekici ya da tepki uyandırıcı şekilde yazılar, resimler, videolar gibi göndermiş(ler) bir kaç kendini bilmez yüzünden özgürlüğümüzü kısıtlamaya kadar neden olmuş, kendince pisliği gerekmediğince yaymayı sağlamıştır. Önderim hakkında şu ana kadar doğru öğrenmeye çalıştığım kadarıyla Türkiye Cumhuriyeti' nin bir genç ferdi olarak yazmak bana da nasip oldu ki;

Teknolojinin çok hızlı adımlarla ülkemizden uzak kaldığı dönemlerde, şu zamanlarda bizler için sadece "vakit kaybı" gibi durum vakıaları verse de her hususta yine yetişmeye çalışan Türk milleti olarak, molayı perşembe akşamları ahmak kutusunun karşısında vermeyi tercih ediyoruz. İkamet ettiğim semt mahallelerinde de perşembe akşamları sanki nüfus sayımı varmışçasına kapıları arkadan kilitliyoruz. Her ne kadar gerek RTÜK gerekse de diğer kurumlar tarafından bazı karelerin sansürlendiğini duysam da bunların nafile olduğunu biliyorum. Aslında böylesine güzel bir konu içerisinde bundan bahsetmekte ne kadar utanç verici. Sokaklarda Kurtlar Vadisi' nden kopmuş gibisin' den, tutun da artık tepeden tırnağa siyah takım elbiselerın daha da insan vücutlarını sardığını, bilekliklerde ve parmaklar arasında çevirilen sırf iş olsun diye işportacılardan bile temin edilen tespih sallayanları yetmezmiş gibi kapalı alanlar da o hal vaziyette siyah güneş gözlüğü taktığını, hatta toplu taşıma araçlarında öğrenciler de dahil yetişkin insanların özellikle dizinin müziklerini daha rahat gönderebilmesi ve başkalarının rahatsız olabileceğini düşünmeden bluetooth entegreli, çok aşırı ses verebilen cep telefonları tercih sebepleri oldu. Bunlar ile birlikte dizinin repliklerini ise ne yazıktır ki her an işitiyor ve görüyorum. "Kimileri farklı düşünse bile!"

Saygıdeğer hocam (diyorum çünkü Atatürkçü düşüncede en çok önem verdiğim kişilerden biri) Can Dündar, ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yeni nesillere hitaben hazırladığı, yazıp ve yönettiği en son belgeselinden "Mustafa" dan benim pekte söz etme gereğinde bırakmayan fragmanı bir izleyelim;

Ayrıca müziklerini benim de severek dinlediğim Goran Bregoviç yapmış, filmin gösterimi 29 Ekim' de start alacak.

28 Eylül 2008 Pazar

elma iphone? iphonealma!



Son zamanların viral kasırgası halinde bu haber. Herkes bir araştırma heyecanı içinde ki sormayın. Hakkında çok konuşuldu, çok tartışıldı, yazıldı ve çizildi. Evet! Apple İphone' dan söz ediyorum. Hemen hemen teknoloji odaklı bütün arkadaşlarım iphone kurdu oldu başıma. Sadece ek$i' de 1000' i geçen entry girilmiş. Peki, artılarıyla ve eksileriyle nedir bu kadar konuşulan iphone? ne kadardır? nasıl temin edilir? neler yapılır? gibi soruları kaynaklara göre değerlendireceğiz;


ABD' de 200$ kadar fiyata satılırken, ülkemiz de ise 1.500 YTL gibi kendi fiyatının iki katının çok daha fazla bedeli ile satışa sunulması çok absürd olmuş bir vaziyette. Müşteri potansiyelinin fiyatı bakımından gözleri korkutsa da bir çok kişinin vazgeçilmezi halini almış. Aylar öncesinden bütçelerinde iphone gideri diyerekten kenara para koyan arkadaşım çıktı. :) Aslında bana da pek söz bırakmayan bir çok arkadaş kendilerini, toplumu gönüllü bilinçlendirmek adına görevlere adamışlardır. Bakınız bir kaç örneklemeler ile;

Elit Kazıklama : iPhone 3G

iPhoneAlma.com açıklamalarında diyor ki:
Türkiyede 26 Eylül 2008 itibariyle satılmaya başlanan Apple iPhone cep telefonu konusunda yapılan gürültü gerçekten abartılı ve önümüzdeki günlerde daha da yoğunlaşacağı kesin. Bu gidişata dur demek için (?) iPhoneAlma.com sitesiyle tüketiciyi bilinçlendirme görevini kendimde borç bildim. Sitenin amacı iPhone pazarlama kasırgasının arkasında neler olduğunu açıklamak. Evet iPhone'un harika yenilikçi özellikleri var ama en basit telefonlarda bile olan bazı özellikler de iPhone'da yok. Ki bunlardan bazıları çoğumuz için cep telefonunda vazgeçilmezlerden.

Genelde sitede yazanlara eleştiri olarak "Jailbreak yaparak (yani hack ederek yada kırarak) her şey yapılabiliyor", "Şu yazılımı yüklersek o problem çözülüyor...", "O özelliğe kimin ihtiyacı olur ki?", "Mp3'e para mı verilir?" gibisinden yorumlar geliyor. Tabii ki bazı özellikleri arka kapıları zorlayarak çözebiliyoruz ama aldığımızda kutudan çıkan iPhone legal olarak kullanıldığında bu özellikleri içermiyor. Adı üstünde kırıyoruz, hack ediyoruz, korsanlaştırıyoruz ve sonunda istediğimiz özellik telefonda olmuş oluyor. Tabii bu arada bozmassak. Başka bir mesele de Türkiye'de iPhone, dünyadaki gibi sunulmuyor. Çok az ülkede bu kadar yüksek fiyatlara ve uzun vadeli sözleşmelere satılıyor. "Ve aşağıdaki resimde bakın dünyada ne kadara satılıyor."
Bunun da farkına varmak önemli. Bu arada sitenin herhangi bir iPhone satmayan GSM operatörü ile alakası yoktur. Hatta siteyi yapan kişinin bir iPhone ve Apple düşmanlığı da yoktur. 2008 yılının başından beri "kırılmış" bir iPhone 2G kullanmaktadır ve memnundur. iPhone Alma derken kastedilen şey ilk akla gelen "Durun, almayın!" fikri olsa bile aslında iPhone Alma Rehberi anlamındadır.
Bir Flickr sayfasında rastladığım bu site, açıklamasında aşağıdakiler gibi de bloglara yer vermiş.
Eski iPhone'mu götürsem Apple bana 2 yeni iPhone verir mi ?
( İki tekelci Amerikan devi'nin kurnazlıkları )

www.kirtok.com/tr/eski-iphoneumu-gotursem-apple-bana-2-ye...

iPhone 3G kırıldı. Hem de kendi kendine !
www.iphonedo.com/iphone-3g-kirildi

iPhone 3G almadan önce bilmeniz gereken gerçekler !
www.iphonedo.com/iphone-3g-almadan-once-bilmeniz-gereken-...

Katmerli iPod Touch soygunu
www.macdunyasi.com/2008/09/15/katmerli-ipod-touch-soygunu/

Ve iPhone Türkiye'de !
www.iphonedo.com/ve-iphone-turkiyede

iPhone 3G almadan önce bilmeniz gereken gerçekler !
2. Bölüm - Türkiye Operatör Fiyatlandırmaları

www.iphonedo.com/iphone-3g-almadan-once-bilmeniz-gereken-...

Ve konu ile ilgili bir gerçeği "mizahi" yönden olsa da "net" bir şekilde anlatan bir sayfa da incelemenizde yararlı olacak cinsten

Gönüllü iPhone reklamcısı medya
atillaatalay.blogspot.com/2008/09/gnll-iphone-reklamcs-me...

----------------------------------------------------

ve bir de şöyle bir notu var;
Not : Apple ürün tasarımından sorumlu kişilerin en kısa zamanda eski Braun tasarımlarını kopyalamaktan vazgeçmeleri rica olunur.
İçerik mi? işte o da böyle;
  • Türkiye'de 3G yok!
  • 2 operatör de toplamda 1600YTL'nin üzerinde fiyat biçmiş. Değer mi? Eve veya arabaya girmek daha mantıklı değil mi?
  • Ses kalitesi ve kulaklığı harika.
  • MMS mesaj atma yok!
  • Gelen mesajı forward edemiyorsunuz.
  • Neler yok videosu en aşağıda. (Televidyon/TeknoSohbet)
  • iTunes, yani tekil şarkı veya albüm satın alma hizmeti Türkiye'de verilmiyor
  • Sim kilitli yani başka operatöre ait sim kartla çalışmaz.
  • iPhone alacaksanız İtalya'dan alın. Hem tatil olur hem de orada 3G'yi denersiniz. Ayrıntıları şurda.
  • Bir telefonu istediklerimi yapsın diye kırmam veya hacklemem gerekmiyor. Hiçbir Sony Ericsson, Nokia, Motorola, Samsung buna ihtiyaç duymadık.
  • Türkçe menü yok!
  • Youtube'e kapalı olsa bile iPhone üzerinden ulaşmak mümkün!
  • Gerçekten hakkını vererek kullanırsanız pili 1 buçuk gün anca dayanıyor.
  • Dünya'daki fiyatı ile Türkiye fiyatı farkından dolayı almam.
  • A2DP, yani stereo Bluetooth kulaklık desteği yok.
  • İçinde cep telefonu, browser, gmail ve ipod touch barındırıyor.
  • Appstore'dan program satın alıp ve yükleyip özellikleri genişletmek mümkün.
  • Taş ve iPhone arasındaki benzerlikler ve fark :-P
  • 2 yıl sonra hâlâ iPhone 3G kullanmak mı? Yani 2 yılda yeni iPhone(lar), Google G1(lar) çıksa bile devam.
  • Telefon defterinizdeki birini v-card olarak başka birine gönderemiyorsunuz.
  • İçinde gelen oyun yok! Almak veya yüklemek gerek
  • iPhone'un ne tür eksiklikleri var videosu.
  • Geniş ve parlak bir ekrana sahip. Film izlemek çok keyifli.
  • Türkçe kullanım klavuzu yok
  • Resimleriyle iPhone 3G almadan bilmeniz gereken gerçekler şurda.
  • Kilitlendiğinde resetlemesi zor. Çoğu insan ne yapacağını bilmediğinden şarjının bitmesini bekliyor.
  • Okul ortamında hava atmak için ideal
  • Google Maps hizmeti içinde geliyor. Bulunduğunuz yeri haritada ve uydu görüntüsü olarak görebiliyorsunuz.
  • Sim kart değiştirmek eziyet.
  • Telefonun arka plastik kapağının kendi kendine kırılması şikayetleri var.
  • Hazırda Türkçe klavyesi yok!
  • Ekran çizilmiyor ama çok kolay kırılabiliyor. Masadan veya cebinizden düşürürseniz büyük ihtimalle kırılacaktır. Ekran değiştirme ücreti telefonun yarı fiyatı.
  • Çıkarılabilir pili yok. 300-400 şarjdan sonra pili serviste fahiş fiyatlara değiştirmek gerek.
  • Safari ile harika web gezinimi sağlıyor.
  • Kopyala yapıştır özelliği yok!
  • Sesli arama yok.
  • Windows kullanmıyorsanız bilgisayarınıza iTunes ve Quicktime kurmanız zorunlu.
  • GPS özelliği internet bağlantısı olmadan çalışmıyor. Bu da çok fazla data indirip kotayı doldurmanıza sebep oluyor.
  • Telefon içindeki dosyaları telefondan göremiyorsunuz. Sadece iTunes üzerinden.
  • iPhone aksesuarları da kendisi gibi pahalı. Kılıfından, bluetooth kulaklığına kadar.
  • Java ve Flash desteği yok. Java oyunları unutun! Flash siteleri gezerken hiçbir şey göremezsiniz.
  • Hızlı dokunmatik ekran
  • Ekran ışığı ortamın ışığına göre otomatik ayarlanıyor.
  • Sınırlı internet paketleri ile sunuluyor
  • Taslak mesaj yazılamıyor.
  • Yüklediğiniz yazılımlarda donma ve kilitlenme sorunları olabiliyor.
  • Tek bir video formatını destekliyor.
  • 2 megapiksellik kamerası var, fakat video kaydı yapamıyor. Zoom yok, flaş yok. Çamur gibi fotoğraflar çekiyor.
  • Bluetooth üzerinden diğer aletlere içerik gönderilemiyor, Bluetooth sadece ve sadece kulaklık için kullanılabiliyor.
  • Hafıza kartı kullanılamıyor. Belleği arttırılamıyor
  • FM radyosu yok.
  • Jailbreak ile her türlü program yüklenebiliyor!
  • Türkiye satış fiyatına süper bir dizüstü bilgisayar alınır!
  • iTunes şarkılarını melodi olarak kullanmaya izin vermiyor.
  • SMS mesaj grupları oluşturulamıyor. Toplu mesaj göndermek işkence
  • Safari tek tabı yükleyebiliyor. Aynı anda birden fazla tabda site yüklemek mümkün değil
  • Sesli arama, sesli komut ve ses kayıt yok.
  • Miniminnacık telefonlar varken onların yanında kalas gibi kalıyor.
  • Telefonun içindeki mp3'ler melodi olarak kullanılamıyor.
Ha! Bir de unutmadan, Çin kopyası hiphone çok geç kalmamış ve 100$' dan raflarda yerini bile almış. :)