15 Ekim 2008 Çarşamba

Blog Action Day: Yoksun yoksulluk!


Malum; Bugün 15 Ekim 2008, Blog Action Day' in bu yıl ki teması "poverty" yani "yoksulluk." Dünya üzerinde milyarları aşan bir yoksulluk söz konusu, bu konu üzerinde belki de bana pek söz düşmemiş arkadaşlarım arasında ama "benim de bir kaç çift sözüm olacak."


Ben de bir yoksuldum, evet! Kriz zamanıydı, biyolojik babamın sevdiği bir işti. Tabir-i caizse güllük gülüstanlık bir hayatımız sürüyordu, hani derler ya bir eli yağda bir eli balda öyleydi işte. Fındıkzade/Samatya' da doğmuş ve orada büyüyordum ki; Bir gün eve çok üzgün gelmişti. O zaman ben henüz ilkokul 4. sınıfın 1. dönem öğrencisiydim. Beraber büyüdüğümüz, mahallede birlikte top koşturduğumuz hatta monopoly oynadığımız zamanlardı arkadaşlarımla. ve oradan birilerine göre mecburen koparıldım, taşındık. Artık zemin katta ikamet ediyordum. Çok üzülmüştüm. Annem ise küçük kardeşimin doğması için 7. ayındaydı. Önce ki okuluma koşarak gidip, Andımız' ı okumak, ilk sıradada olabilmek için akşam erkenden ödevlerimi bitirir, kakaolu sütümü içip, tatlı rüyalar oğlum' u duyar ve yatardım. Yeni okuluma, eski okulum gibi bana sıcak gelmesede kayıt olmuştum artık, yeni arkadaşlarımın meraklı bakışları bile daha da duygusallaşmama neden olabiliyordu. Her gece sütümü içip yatarken, o zamanlar iki gece aç yattığımı hatırlıyorum. İş hayatına ise o zamanlar bir "berber çırağı" olarak atıldığımı ve çok çalışıp mesaimi (nedir o zamanlar öğrendiğim) çok güzel bir harçlıkla eve döndüğümü, ve bireylerinin yüzünü güldürdüğümü çok iyi hatırlıyorum.
O zamanlar bir çok insan tanıdım ve bir söz vardı ki; "Ne insanlar gördüm üzerinde elbisesi yok, nice elbiseler gördüm içinde insan yok." (Hz. Mevlana)

Dikkat ettim ki: İnsanlarımızın bir çoğu yardıma muhtaç fakir dediğimiz insanlara "dilenci" [1] muamelesi yapıyor. Tabii ki artık insanları tanımak zor. Velev ki; Küçük hırsızlıklar el feneri ile büyük hırsızlıklar "deniz feneri" ile yapılıyor.



Konuyu fazla dağıtmadan önce Blog Action Day 2008' in hazırladığı videoyu;



Daha sonra da arkadaşlarımın konu ile alakalı yazdığı konulara bir göz atın.
Güneşin Tam içinde

Fikir Atölyesi
Hecamtomber
Marketallica
NReklam

[1] Merhamet avcıları iş başında.

1 yorum:

SAMATYALI dedi ki...

Geçmiş zaman olur ki hayal-i cihan değer diyenler, temel bilimlerde gaipten haber verilmediğinden; Deniz Fenerlerinin belirtilen şekilde kullanılabileceğini de bilememiştirler. Kısa hatıralarını belirten de Allah'ın neden 52 ayette Aklın önemine işaret ettiğini anlamamıza yarar bir geçmiş belirtmiş. Aksi düşünülseydi, Dans etmesini bilmeyen dansözün yerim dar, yer genişletilince de Genim dar mazeretine sığınabilir ve bu blog'u yapacak Akıla sahip olamazdı. Kendisini tebrik ederim. Bizim çağlarda da fakir olmak pis gezinmenin mazereti olmazdı. Gureba Hastahanesi boşuna yapılmamıştı. Yapanların ruhu şad olsun! Allah dürüst kullarını Akıl fakiri etmesin. Kurnazlık akıllılık değildir. Safım ben demekte mazeret değildir. Organlarını kullanmayanların Allah'a bile yakınma hakları yoktur da. Sözlerim elbet anlayanlara. Kolay gelsin usta. Değindiğin konular bence harika. Teşekkürler.